Kayıt Ol

Giriş

Şifremi Kaybettim

Lost your password? Please enter your email address. You will receive a link and will create a new password via email.

Giriş

Kayıt Ol

Vergistan web sitesinden faydalanmak üzere 13 yaşından gün almış bireyler, üyelik formunu eksiksiz doldurarak, Vergistan tarafından üyelikleri onaylanarak üye olabilirler. Üye adı üyeye özeldir. Aynı üye adı iki farklı üyeye verilemez.

Vergi mahkemesinin tek hakimle vermiş olduğu kararın temyiz edildiği tarihte bu istemi incelemekle görevli yargı mercii Danıştay iken, 3622 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle tek hakimle verilen mahkeme kararlarına yönelik başvuruları incelemekle görevli yargı mercii değişmiş ve Dairemizin 20/6/1990 gün ve 1990/2218 sayılı kararı ile sözü edilen kanun hükümleri uyarınca dosya itirazı incelemekle görevli Konya Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

T.C.

DANIŞTAY

7. DAİRE

Esas No: 1990/6642

Karar No: 1991/74

Tarihi: 14.1.1991

KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ (Verilmemesi Nedeniyle Takdir Komisyonunca Re’sen Salınması)

DAHİLİ TEVKİFATA UYGULANAN KUSUR CEZASI (KDV Beyannamesinin Verilmemesi)

VERGİ MAHKEMESİNİN TEK HAKİMLE VERDİĞİ KARAR (Temyiz Edildiği Tarihte Bu İstemi İncelemekle Yükümlü Merciin Danıştay Olması)

3065/m.17,40

ÖZET: Vergi mahkemesinin tek hakimle vermiş olduğu kararın temyiz edildiği tarihte bu istemi incelemekle görevli yargı mercii Danıştay iken, 3622 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle tek hakimle verilen mahkeme kararlarına yönelik başvuruları incelemekle görevli yargı mercii değişmiş ve Dairemizin 20/6/1990 gün ve 1990/2218 sayılı kararı ile sözü edilen kanun hükümleri uyarınca dosya itirazı incelemekle görevli Konya Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

İstemin Özeti: Ağustos 1988 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesi verilmediğinin 28/10/1988 gün ve 326/8 sayılı teftiş raporu ile saptanması nedeniyle takdir komisyonuna sevkedilerek takdir edilen matrah üzerinden resen salınan katma değer vergisi, dahili tevkifat ve dahili tevkifata uygulanan kusur cezasını, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü bendinin (h) fıkrası uyarınca zirai sulama amaçlı su teslimlerinin, kamu kuruluşları tarımsal kooperatifler ve çiftçi birliklerince yapılan arazi ıslahına ait hizmetlerin katma değer vergisi istisnası kapsamında olduğu, anılan kanunun 40 ıncı maddesinin 3 üncü bendi uyarınca, herhangi bir vergi- lendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan mükelleflerin de beyanname vermeleri zorunlu ise de, bu hükmün katma değer vergisinden istisna edilmiş olan mal ve hizmetler için beyanname verilmesi gerektiği anlamına gelmediği, davacı kooperatifin çekişmeli dönemde vergiye tabi bir mal ve hizmet tesliminde bulunduğunun somut biçimde tesbit edilmediği, öte yandan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 3239 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle eklenen mükerrer 40 ıncı maddesinde kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere gelir vergisi kanununun dahili tevkifat ile ilgili hükümlerine göre dahili tevkifat yaparak vergi dairesine ödeyeceklerinin, gelir vergisi kanununun dahili tevkifata ilişkin hükümlerinin kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacağının öngörüldüğü, davacı kooperatifin faaliyet konusunun katma değer vergisi istisnası kapsamında olduğu, dahili tevkifat hesaplamasına esas teşkil eden teslimler karşılığı bedellerin ne miktarda olduğuna dair herhangi bir tesbit yapılmadığı, kaldı ki geçmiş dönemlerle ilgili dahili tevkifat hesaplaması yapılamayacağı, zira dahili tevkifatın cari yıl sonunda verilen beyannameye göre hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileceği, beyannamesi verilip ödenen vergiden mahsup keyfiyetinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle kaldıran Konya Vergi Mahkemesinin 21/12/1989 günlü, E: 1989/794, K: 1989/913 sayılı kararına karşı Vergi Dairesi Müdürlüğünce yapılan temyiz başvurusunu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline, muafiyet ve istisna hükümlerine ilişkin vergi uyuşmazlıklarında tek hakimle verilen kararların Danıştay’da temyiz edilebileceğine ilişkin 47 nci maddesi hükmünün 10/4/1990 tarihinde yürürlüğe giren 3622 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda vergi mahkemelerinin tek hakimli olarak verdikleri nihai kararların 3622 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra Danıştay’da temyizen incelenmelerine olanak bulunmadığı gerekçesiyle görev yönünden reddeden 20/6/1990 tarih ve E: 1990/1654, K: 1990/2214 sayılı Dairemiz kararı üzerine dosyanın gönderildiği Konya Bölge İdare Mahkemesince verilen; “İdare ve Vergi mahkemelerinin tek hakimli olarak verdiği nihai kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde itiraz edilebileceği, olayda dosyadaki alındıya göre itiraza konu kararın vergi dairesi müdürlüğüne 27/12/1989 tarihinde tebliğ olunduğu halde yasa ile belirlenen 30 günlük süre geçirilerek Konya Vergi Mahkemesinde 29/1/1990 tarihinde kayda geçen dilekçe ile yapılan itirazın süre aşımı yönünden reddine ilişkin 18/7/1990 gün ve E: 1990/220, K: 1990/219 sayılı kararın; 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimli olarak verdiği nihai kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde itiraz edilebileceği, 46 ncı maddesinde idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının tebliğini izleyen 60 gün içinde Danıştay’da temyiz olunabileceği, 47 nci maddesinde idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararların temyiz edilemeyeceği, ancak mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline, muafiyet ve istisna hükümlerine ilişkin vergi uyuşmazlıklarında tek hakimle verilen kararların Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörülmüş iken, 10 Nisan 1990 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 3622 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 60 günlük temyiz süresinin 30 güne indirildiği, 27 nci maddesi ile de idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimle vermiş oldukları kararların Danıştay’da temyizen incelenmelerine olanak sağlayan 47 nci maddesi 2 nci cümlesinin yürürlükten kaldırıldığı, buna göre söz konusu kararların 10/4/1990 tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesi uyarınca mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesince itirazen incelenmesi zorunlu olup, vergi dairesinin anılan 46 ncı maddenin değişiklikten önceki şeklinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde yapmış bulunduğu temyiz başvurusunun kazanılmış hak teşkil ettiği hususu gözönüne alınmaksızın verilmiş bir karar olması nedeniyle yürürlükteki mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince Konya Bölge İdare Mahkeme- since verilen 18/7/1990 gün ve E: 1990/220, K: 1990/219 sayılı kararın Danıştay Başsavcısı tarafından kanun yararına temyizen bozulmasına ilişkin istemi incelenerek Tetkik Hakimi Özden Şar’ın yazılı ve sözlü görüş ve düşünceleri alındıktan sonra gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararlara Karşı Kanun Yolları” başlığını taşıyan 45 inci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarında, idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimli olarak verdiği nihai kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde itiraz edilebileceği, 46 ncı maddesinde, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının tebliğini izleyen 60 gün içinde temyiz olunabileceği, 47 nci maddesinde de idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimle verdiği kararların temyiz edilemeyeceği ancak mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline, muafiyet ve istisna hükümlerine ilişkin vergi uyuşmazlıklarında tek hakimle verilen kararların Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörülmüş iken, 10 Nisan 1990 tarih ve 20488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 3622 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrasındaki 60 günlük temyiz süresi 30 güne indirilmiş, 27 nci maddesi ile de idare ve vergi mahkemelerinin tek hakimle vermiş oldukları kararların Danıştay’da temyizen incelenme- lerine olanak sağlayan 47 nci maddenin 2 nci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

Buna göre 3622 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 10/4/1990 tarihinden itibaren vergi mahkemelerince tek hakimle verilen kararların temyizen Danıştay’da incelenmeleri hukuken mümkün olmayıp, bu tür kararlara karşı yapılan itirazların kanunun 45 inci maddesi uyarınca, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesinde incelenmesi zorunludur. Anlaşmazlık konusu olayda, vergi mahkemesinin tek hakimle vermiş olduğu kararın temyiz edildiği tarihte bu istemi incelemekle görevli yargı mercii Danıştay iken, 3622 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle tek hakimle verilen mahkeme kararlarına yönelik başvuruları incelemekle görevli yargı mercii değişmiş ve Dairemizin 20/6/1990 gün ve 1990/2218 sayılı kararı ile sözü edilen kanun hükümleri uyarınca dosya itirazı incelemekle görevli Konya Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiştir.

Vergi mahkemesinin tek hakimle verdiği 21/12/1989 gün ve 1989/913 sayılı karara yönelik temyiz başvurusunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46 ncı maddesinin değişmeden önceki 2 numaralı bendiyle öngörülen 60 günlük süre içerisinde yapıldığı tartışmasızdır. Bu durumda, görevli temyiz merciine yapılan başvuru süresi yönünden kazanılmış hakkın varlığı kabul edilmek gerekir.

Böyle olunca dosyanın gönderildiği Bölge İdare Mahkemesince kazanılmış hak teşkil eden süre konusu yeniden irdelenmeksizin itiraza ilişkin diğer hususların incelenmesi, 3622 sayılı Kanuna ve Dairemiz gönderme kararı gereklerine uygun düşer.

Aksine uygulama, görevli ve yetkili yargı mercilerine yürürlükteki kanun hükümleriyle öngörülen süreler içerisinde yapılan başvuruların geçersiz sayılması sonucunu doğurur ki, müktesep hak kavramına olduğu kadar, kanunların geriye yürümezliği ilkesiyle de bağdaşmayan bu şekildeki bir düşünce tarzının kabulü mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle itirazın 3622 sayılı Kanunla getirilen otuz günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddi yolunda tesis edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğinden, Danıştay Başsavcısının temyiz isteminin kabulü ile Konya Bölge İdare Mahkemesinin 18/7/1990 gün ve 1990/219 sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 3622 sayılı Kanunla değişik 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına, kararın bir örneğinin Danıştay Başsavcılığına bir örneğinin de Maliye ve Gümrük Bakanlığına gönderilmesine ve ayrıca Resmi Gazete’de yayımlanmasına 14/1/1991 gününde oybirliği ile karar verildi.

Cevap yaz

Güvenlik kodu Güvenlik kodunu güncellemek için resime tıklayın

Etiketler için bu HTML etiketlerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Yazar Hakkında

2017 Her hakkı saklıdır.